Bu insanlar niçin seviniyor: Bir durum değerlendirmesi

Saturday, September 20, 2014

Bir halk düşün ki, tanklar sokaklarda diye sevinsinler. Bugün milyonlarca insan Mısır’da, tanklar sokaklarda ve Ordu iktidara müdahale ediyor diye dansederek kutlama yapıyor. Tüm dünya demokrasi nidalarıyla “darbe olmasın”, ordu elini ayağını çeksin darken; halk, asker müdahalede bulundu diye festival yapıyor. Peki bu halk niye kutlama yapıyor derseniz işte birkaç sebep: Son iki yıldır ülkenin %10’unu oluşturan Koptik Hristiyanların can güvenliğinin kalmaması, kiliselerin bile kendilerini koruyabilmek için silah bulundurmak zorunda kalışları. Koptik Hrıstiyanların sürekli olarak uğradıklari fiziksel ve psikolojik şiddet.
Hatta size bir video ki, video’daki Hristiyan Mısırlı’nın Allahu Ekber nidalarıyla nasıl tecavüze uğradığını görebilirsiniz. Çifte vatandaşlığı olan her Mısır’lının mülk edinme hakkının elinden alınması ve sahip oldukları mülkleri anne-babası da Mısır doğumlu olan kişilere satması, eğer satacak kimse bulamazlarsa devletin belirlediği rakamlardan devletin onlardan satın alacak olması. Sadece Mısır vatandaşı olsanız bile eğer anne-babanızdan en az biri başka bir vatandaşlığa sahipse de bu kuralın geçerli olduğu… Herkesin aracına yakıt alabilmek için saatlerce yakıt istasyonlarının kuyruğunda beklemesi, kimi zaman 6 saat, kimi zaman 8 saati bu kuyruklarda geçirmek… Sürekli olarak elektrik kesintisi…
Ülkede güvenliğin hiçbir şekilde kalmamış olması, hırsızlık, tecavüz, yaralama, adam öldürme, adam kaçırma olaylarının korkutucu boyutta olması… Din ağırlıklı politika istenmemesi ve politikadaki din ağırlığının her geçen gün daha da artması... Libarellerin özgürlükleri her geçen gün azalırken, sürekli olarak dini reformlar yapılması… Morsi'nin tüm gücü tek başına eline alması ve hukuk'un üstünlü ilkesinin kalmaması... Luxor’a atanan vali’nin, 1997 yılında 57 turist’in öldürülmesine sebep olan radikal dinci terör örgütünün üyesi olması… Bu liste uzar da gider, ama iki yıldır olan tek bir gerçe varsa insanların bir kabusun içinde hapsoldukları gerçeğidir. Bugün de görüldüğü gibi Morsi’nin ben seçilerek geldim ve koltuğu bırakmam demiş olmasıyla, nasıl bir çözüme gidilebilirdi. Ülkenin nefes alabilmesi ve kan dökülmesinin engellenebilmesi için tek bir yol gözüküyor ki o da askerin müdahalede bulunmasıdır. Bu asker müdahalesine halk kesinlikle darbe olarak bakmıyor, askerin bu geçiş döneminde ülkeyi taşıması olarak görüyorlar ve askerin yönetimi tekrar sivillere bırakacağından da eminler. Müslüman Kardeşler liderlerinden Mohamed Beltagi’nin CNN muhabirine söylediği :”Pro Morsi protestosu’ndaki insanlar bu olan biteni durdurmak için ölmeye hazırlar.” Bu cihad çağrılarıyla bir kıyım meydana gelmesi, ülkenin tamamıyla sonu demek ve halk bunun olmasını istemiyor, bu nedenle tek umutları asker’in şiddeti control altına alması ve ülkede şiddet yaşanmadan bu geçiş döneminin yaşanması… Türkiye bu devrimi izlerken iki türlü yanılgıya maruz kalıyor, birincisi bu İslam'a karşı olan bir devrim değil, protestocuların çoğunluğu 5 vakit namaz kılan dindarlardan oluşuyor, ama politikada din olsun istemiyorlar.Hatta protestocu erkeklerin bazılarının alınlarında secde izi görmeniz de mümkün. (Secde izi, namaz kılmaktan oluşan alındaki morumsu bir izdir). İkincisi ise, asker ısrarla bunun bir darbe olmadığını ve politikanın sivillerde kalmasına inandığını söylüyor, bu geçiş döneminin hemen sonrasında eğer asker yönetimi sivillere bırakmazsa, insanların tekrar Tahrir'de buluşup o askeri oradan indireceğinden emin olabilirsiniz ki, bunu zaten yapmıştı.

You Might Also Like

0 yorum

Populer Yazılar

Like us on Facebook