Güzel şeylerden bahsedelim, güzel şeyler olsun!

Saturday, April 06, 2013

Bazen çok güzel geri dönüşler alıyorum yazılarımdan, beni oldukça mutlu eden... Bazen de gelen güzel yorumlar arasından bazılarını haketmediğimi düşünüyor ve madalyayı hakeden insanların boynuna takmanın gerekli olduğunu düşünüyorum. Tıpkı bugün olduğu gibi...

Çoğunluklu olarak blog yazılarımla, yaşam tarzımla ya da fotoğraflarımla ilgili aldığım övgüler arasında "hayranlık uyandırıcı" tabiri geçiyor. Çok güzel bir övgü ama bu övgüyü aslında çok daha hakeden birisinden bahsetmeden geçemeyeceğim.

Kadınlar, kadınlar, kadınlar... Dünya'yı gerçekten kadınlar güzel kılacak sözü, beni hayat'ta umutlu tutan en büyük etkenlerden biri ve ne zaman ki bir hemcinsim mükemmel şeyler başarıyor olsa, gurur duyuyor ve heyecanlanıyorum.

İşte beni Türkiye'de yaptığı işler ile en çok heyecanlandıran birkaç kadından biri, Birgül Erken. Aktif bir edebiyat öğretmeni, Türkiye'nin en iyi kadın sualtı fotoğrafçılarından biri ve milli serbest dalıcı. Tam 40 yaşında, yani tam anlamıyla çoğumuzun depresyonun eşiğine gelip, artık yeni arayışlara çok da yönelmemeyi tercih ettiği bir dönem. Dürüstçe kaç kadın tanıyorsunuz, bu yaşta Dünya Şampiyonasına katılıp, kazanmayı hedefleyen. Hele ki iki senedir profesyonel olarak yaptığı bir spor için...
İşte tam da bu nedenden, ne zaman içim sıkılsa, bir şeyler başarmak için geç kaldığımı düşünsem, paniğe kapılsam, hemen aklıma Birgül'ün hafızama kazınan birkaç fotoğrafını anımsamak gelir, daha iyi hisseder ve kaldığım yerden devam ederim. İşte tam bu yüzden, hepimizin kadın olarak ondan daha fazla söz etmesi ve baş tacı yapması gerekiyor.

Türkiye'deki dalış gündemini genelde facebook aracılığıyla takip ediyorum, tanımadığım yüzlerce Türk dalıcı ile facebook arkadaşlığım var ve her geçen gün yeni arkadaşlık ekleme istekleri geliyor. Belki yarısından fazlasının profil fotoğrafı sualtında çekilmiş, sürekli olarak sualtı fotoğrafı paylaşıyorlar ve dalışa gitme hayali kuruyorlar. İşte bu kadar ilgi alanı dalış olan kişi sayısının yüksek mevlalarda olup da Birgün Erken'den habersiz kalması, ya da onu desteksiz bırakması biraz içler acısı...

Şimdi diyorsunuz ki, Birgün Erken'i nasıl destekleyeceğiz ki ya da niye destekleyeceğiz ki... Sosyal medya dediğimiz şey türediğinden beri, popülerlik anlayışı sosyal medyaya yöneldi. Yani bir kişinin ne kadar popüler olduğu, tamamıyla sosyal medyada ne kadar çok bahsedildiği ile alakalı, peki sosyal medyadaki ün ne getirecek ki derseniz, o da sponsoru getirecek. Tam da bir sporcunun ihtiyacı olacak şeyi...

Güzel şeylerden bahsetmek, güzel şeylerle sonuçlanır. O zaman hepimiz işbaşına!.. Fotoğraf: Mutlu Kurtbaş

You Might Also Like

0 yorum

Populer Yazılar

Like us on Facebook