Hammerhead Günü

Tuesday, July 22, 2008



2005 yılında ilk kez Sharm’a geldiğimde, köpekbalıkları hakkında fazla bilgiye sahip değildim, hatta her turist gibi buradaki köpekbalıklarının turistik köpekbalığı olup, zararsız olduklarına inanıyordum (hala zararsız olduklarına inanıyorum). Hal bu ki, üçüncü gün dalışa başlamak üzereyken oceanic white tip shark’ın teknenin yanına gelmesiyle, kendimizi suya hızla atıp, köpekbalığının peşinden kovalamaca oynayıp, köpekbalığını gıcık etmek için elimizden geleni ardımıza koymamıştık.
2006 yazında köpekbalığı görebilmek için blue dive ile tanıştım.Şanslı bir yazdı, bir çok kez çeşitli türde köpekbalığı gördüm. Ve büyük gün Jackson outside bölgesiyle tanıştığım gündü. Sean üç senedir burada yaşıyordu ve henüz bir hammerhead görememişti, daldık gidiyoruz derken benim dalışı küçük bir hammerhead shark sürüsü görmemle sonlandırmam bir oldu. Suyun üzerinde büyük bir kavga ve bir iki gün küslükden sonra yeni deneyişler, fakat bir daha hammerhead shark göremedik.
Gün Tiran günü... Sean Nitrox kursu veriyor, iki Kanada’lı öğrencisi var. İlk dalışımı onları takip ederek Gordon Reef’de yaptım. Amphi-theater yönüne gittik, Loullia’nın fazla sayıda olan kablo ve metal direklerini ve fire coral ormanını gördük.24 m’de başlayan dropp-off a kadar gittik, bir tane kocoman ama kocaman great barracuda gördük, 2 yıl önce bu kadar kocamanının görmüştüm, great barracuda daima benim için ürkütücü olmuştur, denizin altında tüm canlıların(buna köpekbalıkları da dahil) suratında bir sevimlilik vardır, fakat great barracuda’nın suratı direk “ben bir psycho’yum” diyor. Dalış boyunca harika gorgonion’lar, giant sea fan’ları gördük. Dönüş yolunda eğlence başladı, titan trigger fish Shonda’ya saldırdı, neyse ki bir gün önce gece dalışı için Shark’s Bay’de beklerken Shonda ile William’a iki sene önceki titan trigger fish maceramı anlatmıştık ve Shonda düz taban koşar vaziyette yüzmesi gerektiğini biliyordu. Fakat hızlı palet çırpamadığı için trigger ona yetişiyordu, Sean trigger fish’in önünü kesti ve biz kaçtık, onlar birbirlerini tekmelediler. Bu arada ben gülme krizine girdim. Çok komikti, bu arada titan trigger fish sadece bir paleti gözüne kestiriyor ve o kişinin peşinden gidiyor, umarım o kişi siz olmazsınız. O günden sonraki dalışta Shonda her titan trigger fish gördüğünde uzak ara kaçtı. Bende hala kaçıyorum diyebilirim, bir gün sonrasında Jackfish Alley’de fotoğrafını çekebileceğim harika bür müren bulmuşken, hemen yanında yumurtalarını gömen bir titan trigger fish görmemle bu isteğimden vazgeçtim. Şu aralar her yerde yumurtalarını gömen titan trigger fish dolu.
İkinci dalışımı Kalin’in grubuyla yaptım. Bulgar bir rehber, Türkiye’yi yakından tanıyor, iki tane ingiliz dalıcısı vardı. Tüm dalış çok sıkıcıydı, öyle önemli bir şey görmedim.

Üçüncü dalış geldi, Sean Nitrox dalışı için dip zamanını uzun tutacaktı ve benim için uygun değildi(buna rağmen planlamadığım bir şekilde dekolu dalış yapmış oldum), Kalin’in grubu dalmıyordu ve üçüncü dalış jackson Outside Blue Dive idi. Teknede Elite Diving’den bir grup vardı. Üç gündür aynı tekneyi paylaşmaktaydık. Alun, orta yaşı aşmış Galler'li bir padi eğitmeni ve Elite diving'in sahibi. Her halinden çok eğlenceli olduğu kesin ve yine büyük bir Galler grubuyla dalıyor. Beni de gruplarına kabul ettiler, Alun’in söylediğine göre ne kadar kalabalık olurlarsa Hammerhead görme şansı daha yüksek olurmuş. Jackson outside yolunda kaptan 3-5 kez geri dönmek istedi, hava durumundan dolayı. Feci dalga vardı, dalıcıların atlaması ve tekrar bota çıkması çok zor olacaktı. Tekneyi idare etmek de kolay değildi tabi bu dalgada, yoksa kaptan’ın bizi düşündüğü falan yoktu, teknesini alabora olmaktan korumak istiyordu. Alun’in grubu yüklü bir bahşiş vererek kaptanı ikna etti, ama kaptan bahşişten sonrada vazgeçmek istedi, ilk başlarda kaptan naz yapıyor sansam da, ne zaman ki ekipmanımız hazır bir şekilde platformda Jackson outside’a ilerlerken, kaptanın ne kadar haklı olduğunu anlamam bir oldu. Kış aylarında Tiran'a yolculuk yaparken şiddetli dalgalarla karşılaşmıştım, hatta korkutucu bir Thistlegorm seyahati yaşamıştım ama meğerse bugüne kadar ben Sharm'da dalga falan görmemişim dedim kendime. Tekne sağa – sola, yukarı-aşağı her yöne sallanıyordu, bunun için sallanma tabiri eksik kalıyor desem yeridir. Hani abartı gibi gelebilir, ama gerçekten değil. Tanrım burada 50 saniye kadar ayakta durup kendimi nasıl denize bırakacaktım. Neyse ki yaptım. Denize atlamamızla ve ok gidiyoruz işaretini almamızla, Alun’un eliyle dibi işaret etmesini görmem bir oldu. Tam sürat 40 metreye hammerhead’lerin arasına düştük. Bilgisayarımın ötmesini susturmaya çalışmaktan düzgün bir fotoğraf çekemedim. Alun'un grubu köpekbalığı dalışı nedeniyle Gordon Reef'te ikinci dalışlarını yapmayıp deko zamanı kazanmışlardı, bense ikinci dalışımda leyla gibi dolaşıp durmuştum diplerde. Bu dalışta da ceremesini deko alarmımın susmaması ile çektim. Eeee hayatımda yaşayacağım ender anlardan birisini diplerde bırakarak, dekom geldi ben çıkıyorum da diyemedim. Bir yandan aklıma o anda salakça şeyler geliyor, geçen sene bir video izlemiştim balina köpekbalığının dalış bilgisayarı alarmına tepkisiyle ilgili aklıma o geliyor. Bildiğiniz gibi balina köpekbalıkları üstünde tepinseniz (keza yapmayın, videolarda görüyorsunuz ama ne gerek var, elin güzelim canlısının üzerinde tepinmeye) gıkını çıkarmayan canlılardır. Bir dalgıcın alarmı ötmeye başlıyor ve balina köpekbalığı ürküyor ve sert bir hareketle dönüş yapıyor. Aklıma bir yandan bu geliyor, şimdi benim alarma sinir oup bana bi geçirseler diye düşünüyorum, bunu düşündüğüme gör narkoz yemiş olabilir miyim diye düşünüyorum, abarttım narkozun n'si aklıma bile gelmedi ama balina köpekbalığı videosu geldi.

Ne desem boş, ne kelimelerimle ne de fotoğraflarla anlatılacak gibi değildi, daha doğrusu bende bu şekilde anlatabilecek bir yetenek yok henüz. Dalış bilgisayarımdan tekrar kontrollerim üzerine, 15 dakika’yı hammerhead sürüsüyle geçirmişiz ve öyle yakınlardı ki, bizimle oyun oynuyor gibiydiler. Daire çiziyorlar, aralarda çapraz geçişler yapıyorlar, bir tanesinin gözlerini öyle iyi hatırlıyorum ki, tam dibimde gözlerimin içine baktı. Komik ama baktı işte, resmen göz-göze geldik. Böyle zamanlara çok alışık olmadığım için, fotoğraflama konusunda zayıf kaldım. Dört bir yanıma bakmaktan objektifi doğrultup bakamıyordum. Yakına geldiklerinde sanki fotoğraf çekersem bana uyuz olup çarparlarmış yüzgeçlerinin tersiyle gibi hissettim, uzağa gidince de 40 metre de iyi bir fotoğraf alma şansı çok zor, kısaca gariban bir kaç fotom oldu. Çok net bir şeyler hatırlayamıyorum, bende narkoz etksi yarattılar adeta, sadece reef’e gidene kadar bizimle yüzdüklerini hatırlıyorum.
Reef’e geldiğimizde ben ve buddy’im Mark(3 yıldır ikinci kez buddy ile daldım, ilk buddy’imi Thistlegorm’da kaybeden bir insan evladı olarak, bu sefer sürekli göz teması kurma ihtiyacı içinde hissettim kendimi. Tabi hammerheadler sırasında buddy falan kalmadı, benim badim ve bazıları 40 metreye düşmeyip, 25 metrelerden izlediler bu sahneyi. Hammerheadler'den sonra, grubu en arkadan izliyorduk ve oceanic blacktip shark gördük, ardından bir köpekbalığı daha görüp Mark’a işaret ettim, fakat grey reef shark mı yoksa yine hammerhead mi anlayamadık, hızla gitti, bir dakika sonrasında hemen altımızda reef tip white shark gördük. Ve sonrasında dalış bitti.Korkunç dakikalar yeni başladı, reeften uzaklaşıp, botun bizi almasını bekledik ve bot geldi, feci dalga vardı, ilk 6 kişi zar zor çıktı(erkek olamnın avantajlarını sonuna kadar kullandılar), sıra bana geldi ve tam bota ilerlediğimde dalga coştu, botun merdivenlerini tutmuştum o sırada ve tekneyle havaya uçtum sonra tekrar pufffff tekneyle denize vurdum, tekne tekrar yukarı giderken merdiveni bırakıp tekneden uzaklaşmayı denerken bacağım takılı kaldı merdivende, bacağımı kurtarmaya çalışırken, bir yandan da teknenin çalışan motoru ile ara sıra göz göze geldiğimi hatırlıyorum. Nasıl oldu bilmiyorum ama tekneden bir şekilde uzaklaştım. Son 4 kişi denizde dalganın biraz daha durulmasını bekliyorduk. Bacağıma feci bir darbe almıştım, bu sırada bana gel işareti verildi ve tekneye nasıl hızla çıktığımı(teknedekiler denizdekileri bir an önce tekneye çekmek için tazı gibi hızlıydılar) hatırlamıyorum. Derler ya, tüm hayatın gözlerinin önünden gidiyor diye, hayır bana böyle bir ley olmadı, o anda sadece kim beni kurtaracak ya da nasıl kurtulacağım diye bekliyorsunuz. Bacağımda kaval kemiğimin üzerinde kocaman bir şişlik var hala...
Yine de değerdi, hayatımın en şahane dalışıydı ve rüya gibiydi...

Sadece o büyüyü hatırlıyorum, gerisinde fazla bir şey hatırlayamıyorum. Alun’un kendi deneyimlerine göre daha önce bu kadar vakit geçirip, yaklaşmamışlar onun dalışlarında. Bu arada teknedeki diğer dalanlar maviden ve Jellyfish’den başka bir şey görmediler. Sean yarım saat boyunca senden nefret ediyorum dedi.

You Might Also Like

0 yorum

Populer Yazılar

Like us on Facebook