Dünyada benden başka bir örneği daha var mıdır, varsa da ne çokluktadır bilmiyorum, fakat ne zaman ki hamile kaldım; ilk hesapladığım tarih bebeğimin dünyaya gelmesi iken, ikincisi de dalışa dönüş yapacağım tarihdi. Tüm planlarımı normal doğum üzerine yapmıştım, böylelikle hem doğumdan dört hafta sonrasında dalışa başlayabilecektim, hem de vücudum bir operasyona uğramamış olacaktı ki derken, planlarım tutmadı ve sezaryen ile Mina Lisa’yı dünyayı getirdim. Bu sefer tarih belli olmuştu, sekiz hafta sonrasında suya dönecektim, hem de Mina ikinci ayını tamamlamış olacaktı; böylelikle onu da yanımda götürecebilecek ve denizden faydalanmasını sağlayabilecektim.
Not: Fotoğrafların büyük hali için üstüne tıklayabilirsiniz.
Yaşamak için neden bu şehri seçtiğimi bir kez daha anladım. Eğer deniz veya çöl sevdalısı değilseniz, Sharm el Sheikh gibi bir şehirde yaşamak tam anlamıyla kabusa dönüşüyor. Hamilelik boyunca dalış yapamadan geçirdiğim on bir ay boyunca, büyük şehir hayatını özleyip durdum. Kendime sürekli bu şehirle ilgili acaba sorularını sordum, ta ki geçtiğimiz haftaya kadar.
Dalış yapmaya biran önce dönebilmek amacıyla normal doğum planlamışken, doktorun önerisiyle sezeryan doğuma dönünce, 8 haftalık bir bekleme dönemi geçirmek durumunda kaldım. Dalmayı çok özlemiştim, ama son güne kadar gerçekten ne kadar özlediğimi meğer hiç anlayamamışım. Shark's Bay'e doğru yol alırken kalbim güm-güm atmaya başladı ve suya tam anlamıyla batana kadar kalbimin heyecandan çarpıntısı hiç geçmedi.
Hemen hemen tüm annelerin bir sözü vardır, sürekli işittiğimiz... "Anne olunca anlayacaksın!"; evet efendim, anne oldum ve anlamaya başladım. Dünya biraz daha farklılaştı benim için, özgürlük kanatlanarını açtı-gitti, yerine yaşadığın her an, derinden hissedilebilen bir sorumluluk duygusu geldi.
Hayatımda hiç anne olmayı düşlememiş biri olarak, içinde bulunduğum durum biraz komik gelse de bana, pişman değil-aksine bu durumdan sonsuz bir mutluluk duyuyorum.
Hani şarkıcılara sorulan meşhur bir soru vardır; "müziğe olan ilginiz ne zaman başladı?". Hepsinin yanıtı da genelde, "3-5 yaşında ayna önünde saç fırçasına şarkı söylerdim" gibi bir şey olur. Sanki o yaşlarda saç fırçasına şarkı söylemek, bu özel yeteneğin habercisi gibi lanse edilir. Halbuki her çocuğun saç fırçasına şarkı söylemişliği vardır.
Dalıcıların da, tıpkı şarkıcılar gibi "çooook küçük yaşta blah blah blah" diye başlayan bir hikayeleri olur genelde. Benimse çocuk yaşta, küçük balıkları yakalamak ve yüzmek dışında bir deniz tutkum yoktu. Hatta ilerleyen zamanlarda, denizdeki yosundan, yengeçten korkan bir hale gelmişliğim de vardır. Bir denizde deniz anası varsa, ben o denizde yokum tercihini kullanırdım. Aradan yıllar geçti ve yosunlar, deniz anaları ve yengeçler sevdiklerim oluverdiler.
In
Kişisel,
![]() |
| From Derinlerde Bir Ukala/Sualtı Günlüğü |
Uzun süredir yazı yazamıyorum, bir süre daha da yazamayacak gibi görünüyorum. Mina Lisa 17 Temmuz’da dünyaya geldi. Biran önce dalışa dönebilmek için normal doğum planlamıştım, fakat günü dolup da hala olduğu yerden çıkmak istemeyip bir de üstüne plasenta bitmek üzere olduğundan doktor önerisiyle sezaryan olmak durumunda kaldım. 17 Ağustos olan denize dönüş takvimim böyle 17 Eylül’e kaymış bulunmakta. 10 gün sonra ise yüzmeye başlayabileceğim.
Mina Lisa ile birlikte hayatımızda bir şeyleri daha değiştirmek durumunda kaldık. Daha az sorumlulukla yaşama planlarımız iptal oldu ve Sean, İngiltere’deki evi satarak Dive Africa’ya ortak oldu.
Kısa zamanda yazmaya ve tekrar dalışa dönmek dileğiyle.




