Ne Olur Beni Şişirme!

Monday, October 19, 2009


Sansasyonel gazete haberleri mi desem, kulaktan kulağa geçen bilgi enformasyonun uğradığı kayıplar sonrası (ilk kişi naciye derken, son kişinin ağzından narenciye çıkması gibi bir şey), zihinlerin yanlış bilgilerle dolması mı, bu yanlış bilgilerin paylaşılması mı!

Google’da ufak bir arama ile karşınıza çıkacak sonuç başlıkları arasında; küresel felaket, balon canavarı, balıkçı düşmanı ve daha nicesi bulunmakta. Bu küçücük sevimli tür’den korkunç bir canavar gibi bahsedilmesi açıkçası jaws’ı gündemden düşürüp yeni bir deniz canavarı yaratmış. Yıllar geçtikçe, insanlar öğrenmeye başladıkça; 20 meterelik köpekbalıklarının olmadığı, jaws’ın yemek tercihleri arasında insanın hiç olmadığı, piranaların ülkemiz denizlerinde bulunma imkansızlığı (bunu bile denedik ya, ayrı bir yazı konusu) sonucunda en iyisi mi biz bu balon balığını canavar ilan edelim demiş birileri ve start verilmiş.


Nedir suçları; yerseniz sizi zehirler, daha ne olsun! Denizden babamız çıksa yiyen biz, şimdi nasıl olur da denizden çıkan her şeyi yiyebiliriz bu saatten sonra!..

İkinci suç; bu balık besleniyor, diğer balıkları yiyor. Hımmm bak işte bu kötü olmuş, neden otçul değil ki, zaten biz yosundan hoşlanmayız, yosunları yeseymiş ya balıkları yiyeceğine.

Üçüncü suç; olta misinalarını koparıyormuş! Avcıların yenmeyecek bir türü daha avlanmasının bir sebebi oluyorlar işte, ne güzel. Sırf zevk olsun diye müren avlayanlar, şimdi en azından balıkçı düşmanı diye bu türü denizlerimizden silmeye kararlı gözüküyor.




Kirpi ve balon balıkları, Sharm El Sheikh’de turistlerin izlemekten en zevk aldığı balık türlerinin arasında yer alıyor. Açıkçası, bir katil ya da canavar gözüyle bakmamıştım, aksine öyle zavallı duruma düşürülüyorlar ki kimi zaman. Yaratılıştan gelen surat ifadeleri sebebiyle, (tıpkı yunuslar gibi) stres altında bulundukları zaman da dahil olmak üzere sevimli ve mutlu bir ifadeye sahiptirler. Bu balık türleri, stres altında olduklarında su yutarak şişerler, bu şişme sırasında yüzme yeteneklerini kaybedip yüzeye çıkar ve ters dönerler, yüzeye çıktıklarında ise hava yutmaya başlarlar. Su yutarak öldükleri görülmemiş, fakat yapılan incelemelerde karada hava yutarak öldüklerine rastlanılmış. İşte ey dalıcılar, bu bilgiyi okudunuz, lütfen onları şişirmekten, su topu muamelesi yapmaktan vazgeçin. Ayrıca fotokritik’de gördüğüm şöyle bir yorum üzerine (“ayyyy çok şirin, ben bunun lambasını aldım odama koydum”)buraya yazıyorum, kurutulmuş deniz ürünlerinden süs eşyaları yapılıyor, kurutulmuş kaplumbağalar, balon balıkları, deniz atları ve benzerleri... Denizi ve doğayı seviyorsanız bunlardan ve bunları satan dükkanlardan uzak durun.


Yukarıdaki fotoğraf Shark’s Bay’de Sean ile bir fotoğraf dalışı yaptığımız sırada çekildi. Normalde yüzeyi çok fazla kontrol etmem, ama edeceğim tuttu ve kafamı kaldırdığımda şnorkelcinin bu balıkla resmen su topu oynadığını gördüm.
From Derinlerde Bir Ukala/Sualtı Günlüğü
Tankıma vurup, ses çıkararak Sean’ı çağırdım ve ona da gösterdim. Sean yüzeye çıktı ve şnorkelciye, yaptığının yanlış olduğunu, eğer devam ederse marina polisine şikayet edeceğini söyledi ve aşağıya indi. Bir dakika bile geçmeden, şnorkelci balıkla olan su topu oyununa geri döndü. Bu sefer aşağıdaki fotoğraftan da anlaşılacağı üzere, "marina polisi’nden korkmuyorsan bundan kork" işareti verildi.

From Derinlerde Bir Ukala/Sualtı Günlüğü
Polis’ten korkmayan şnorkelci, yumruk’tan korktu ve balığı bıraktı. Şiştiğinden dolayı suyun altına inemeyen balon balığını Sean, kolunun altına yerleştirerek suyun altına indirdi ve bir masa mercanının altına bıraktı.

Hayvanları korurken de çoğu zaman aynı şeyi yaşarız, en azından ben yaşıyorum. Hayvanları insanlardan daha çok sevdiğimiz ve bu uğurda insanlara karşı kabalık yaptığımız düşünülür. Elimden geldiği kadarıyla, insanları uyarırken kaba olmamaya, nazikçe nedenlerini anlatmaya çalışıyorum. Kedilerimi kovalayıp tekmeleyen çocuklar gördüğümde, bağırıp-çağırmak yerine onları bahçeme davet edip, kedilerimi okşayarak nasıl sevebileceklerini ve kedilerin mutlu olduğunda çıkarttıkları titreşimleri dinlemelerini sağlıyorum. Siz de dalış sırasında deniz canlılarını rahatsız eden kişileri tatlı dilinizle ve nedenleriyle uyarın, öğretici olun.


Dalış ülkemizde gittikçe popüleşen bir hobi insanlar için.
Hobi genelde ,insanlar tarafından hep yanlış anlaşılmış şeylerden biri olup, cevabını da en sallayarak verdiğimiz şeydir. “Hobileriniz nelerdir” diye bir soru geldiğinde başlarız saymaya “kitap okumak, müzik dinlemek, spor yapmak”saymakla bitiremeyiz, mesela hayatımızda bir kere yamaç paraşütü yapmışızdır, hobimiz diye cevap veririz. Hayatımızda üç-beş kere yaptığımız, kıyısından-köşesinden geçtiğimiz şeyleri hobimiz sanarız. Halbuki hobi uğraş ister, emek ister... Hepimizin iş hayatı dışında vaktini harcadığı, emek verdiği şeydir hobiler. Eğer profesyonel bir işiniz varsa, ama iş dışında kalan tüm vaktinizi sürekli güncellenen bir internet sitesi için harcıyorsanız, iş çıkışı bir barda düzenli olarak şarkı söylüyorsanız vb...
Dalış da sizin hobinizse, hobiniz için biraz daha fazla emek gösterin, sualtı dergilerini alın okuyun (artık internetten ücretsiz okuyabiliyorsunuz da), kitap alın okuyun denizlerinizde yaşayan balık türlerini öğrenin, öğrenin de öğrenin.

You Might Also Like

0 yorum

Populer Yazılar

Like us on Facebook