Dünyanın neresinde olursa olsun, birisi özgürlüğü için protesto ediyorsa, benim kalbim onunladır. Bu yüzden Tahrir’deki halk ile Taksim’deki halkın protestosu arasında benim için bir fark yoktur. Sadece birine, kendi ülkem ve aktif direnenlerinden biri de ben olduğum için gönül bağım daha fazladır. Can her yerde can’dır, özgürlük de her yerde özgürlüktür. Dini, dili, ırkı, eğitimlisi, eğitimsizi olmaz.
Tüm Haziran boyunca hükümet ve hükümet politikasını destekleyenlerin direnişçileri ötekileştirmek için buldukları en iyi tezgah “başörtüsü” meselesini ortaya atmak olmuştu. Tezgahlarının hala Pazar yerinin ortasında durduğu ve bu alışverişin hala devam ettiği de ayrı bir mesele…
Evinde oturan halkı en iyi nasıl ötekileştirebilirlerdi?
