
EÄŸer bir Türk vatandaşıysanız uzun süreli yurtdışı tatillerinizde yaÅŸayacağınız en büyük zorluk kesinlikle vize almak olacaktır. Türkiye’den gelirken aldığım bir aylık turist vizesi sona ermek üzereyken, Sharm El Sheikh’de vize iÅŸlemlerinde aracı olan Administration ofisine gittim. Geçen sene hiç bir zorluk çekmeden gerekli parayı ödeyerek aldığım için, vizemin bitmesine son 3 gün kalıncaya kadar vize almaya gitmeyi ertelemiÅŸtim ve korkunç son; Administration ofisi Kahire ile ilgili bazı problemler olduÄŸunu ve vizemi alamayacağını söyledi. Kısa süreli bir panikten sonra, Sean’ın Mısır’lı arkadaşı Hamedo’yu aradık ve beni El Tour’a götürerek vizemi alabileceÄŸimizi öğrendik. El Tour, Sharm El Sheikh’e 110 kilometre uzaklıkta baÅŸka bir ÅŸehir. Gitmeden önce karşılaÅŸabileceÄŸim sorunları öğrendim; en büyük sorun Avrupa BirliÄŸine üye olmayan bir ülke vatandaşı olmam, ikincisi bayan olmam. Sean’ın eski ev arkadaşı Petra, defalarca eli boÅŸ olarak Sharm’a geri dönüş yapmış. Aldığı cevapi 2 hafta sonra gel, 2 hafta sonra ise yine aynı cevap... Aldığım uyarılar sonucu elimden geldiÄŸi kadar kapalı giyinerek ertesi sabah yola çıktık. Hamedo, El Tour giriÅŸ kapısında görevli olan kuzenini benim için aramış ve yardım istemiÅŸti, El Tour kapısında o da bize katıldı. Ayrıca Alman instructor Felix’de vizesini uzatmak için bizimle gelmiÅŸti.
Vize alacağımız yere vardık, inşaat halindeki bir binada koridorda iki masa ve dört kişinin çalıştığı bir yerdi. Herhangi bir elektronik eşyanın olmamasıyla beraber, hükümet binasından oldukça uzak bir görüntüsü vardı. Pasaportunuz sırasıyla dört kişinin elinden geçiyor, bir form doldurup, pasaportunuzu bırakıyorsunuz ve bir saat sonra vizenizle beraber alıyorsunuz. İlginç olan ise; pasaport formunuzu veren ve ilk işlemi yapan görevli sizden hoşlanmamışsa iki hafta sonra tekrar başvurun diyerek başvurunuzu kabul etmiyor. Alman bir kızın, hiçbir problemi olmamasına rağmen başvurusunu kabul etmediler, tartışmalara rağmen iki hafta sonra gel cevabıyla geri döndü.
Hamedo’nun kuzeni dört görevliyle de arkadaÅŸtı ve vizem için gerekli olan tüm iÅŸlemleri benim için yaptırdı. Sonuç mu, 3 dolar ödeyerek iki aylık vize aldım. Geçen yaz bu iÅŸlem için 300 dolar ödediÄŸimi hatırlatmak gerekirse, inanılmazdı. Sadece 15 Mısır paundu ödedim, bu da 3 dolara yakın bir rakam ediyor.
Vize iÅŸlemlerinden sonra, Hamedo bizi yemeÄŸe götürdü. İşte bu Mısır’da yaÅŸayacağım en ilginç deneyimlerden biriydi. Vize stresinden dolayı fotoÄŸraf makinemi almamıştım, her karesi fotoÄŸraflanacak bir yerdi. Yeni tatları asla deneyemeyen ben, inadımdan vazgeçmedim ve hiçbir ÅŸey yemedim. Sean’ın bu yaptığın çok büyük ayıp ısrarlarından sonra, mecburen yemeÄŸe en müsait ÅŸeyleri yemek zorunda kaldım. ÇiÄŸnedim mi? Hayır... Lokanta herkesin elleriyle yemek yediÄŸi bir yerdi, gelen su aÄŸzı kapalı deÄŸildi, masaya sadece bir bardak bırakıldı. MeÅŸrubat gibi ÅŸeyler zaten yoktu. Etrafta yürüyen çocuklar yalın ayaktı. Her kare beni fotoÄŸrafla diyordu. Yemek sona erdikten sonra, kahve içmek için baÅŸka bir yere gittik ve orada kim daha çok Arapça kelime biliyor yarışına girdik. Çocukken kuran kursuna gitmiÅŸliÄŸim olduÄŸundan, böyle durumlarda en büyük kozum arap alfabesini saymaya baÅŸlamak oluyor.
El Tour, sadece Mısır’lı halkın yaÅŸadığı bir ÅŸehir, oldukça düzenli, ev sayısı fazla olmasına raÄŸmen, hayalet ÅŸehir gibi, sokaklar oldukça sessiz ve sakin. İnsanlar bildiÄŸimiz beyaz, Araplara özgü elbiseler içindeler. Harika bir rüzgar var. Gerçekten oldukça güzel bir ÅŸehir. EÄŸer Sharm El Sheikh’e gelirseniz ve otantik bir ÅŸeyler görmek isterseniz buraya mutlaka uÄŸrayın derim. (GittiÄŸimiz minibüs 200 paund idi, Felix ile rakamı bölüştük ve payıma 100 paund düştü. Yemekleri Hamedo ısmarladığı için herhangi bir rakam söyleyemeyeceÄŸim.)
