Popüleri sevememek!


Bir insanı tanımadan sevmek mi, bir insanı tanımadan sevmemek mi  anormal???
Tanımadığınız bir insan…Hakkında sadece eş-dost, medya ya da sosyal medya’dan duyduklarınızla kafanızda bir imaj oluşturmuş ve nötr kalmak yerine sevmek ile sevmemenin arasında bir tercihte bulunur  bulmuşsunuz kendinizi…

Dalış Malzemelerini Kasalara Yerleştirmek

Sharm el Sheikh'teki hemen hemen bütün dalış merkezlerinde, dalışa gittiğinizde size market kasası tipinde numaralı kasalar verirler ve sizden  tüm dalış malzemelerinizi bu kasalara yerleştirmenizi isterler. Genelde ilk Sharm el Sheikh turunu yapanlarda, karşılaştığımız soru "bu kasalar çok küçük, ne yapacağız?" sorusu olur. Sormayanlar ise kirli sepetine yıkanması için  kirli çamaşırları koyuyormuşcasına dalış malzemelerini sağdan-soldan taşacak, taşıma sırasında düşecek ya da kamyonete yükleme sırasında zarar görecek şekilde yerleştirir.  Uzun zamandır bu problemi nasıl çözeriz diye düşünüyordum, önce bir blog yazısı yazmayı düşündüm, ardından ise bunu aşağıdaki gibi resimli bir tablo ile anlatmanın en uygun yöntem olacağına karar verdim.  İşinize yaraması dileğiyle...

Kum Tepiciler!

IMG_0070gy
Hepimizin hayatında listeler var, uzayıp giden... Bizim buralarda da "görülünce mutlu olunacaklar" ya da bir diğer anlamı ile dalış sonrası böbürlenerek karaya çıkmamıza sebep olacak balıklar listesi de diyebiliriz. Mekan ise klasik; artık her taşının etrafınında kim yaşar, kim kaç senedir orada, çetelesini tuttuğum Shark's Bay!
Öyle küçüktü ki, tarif ile bulmak gerçekten çok ama çok zordu, verilen koordinatlara göre bulmakta başarısız olmuş ve görürkişi  (Bu görürkişilerin, sualtında bulunmazı bulmakta üstüne yoktur, ama buzdolabından ketçap ya da yoğurdu uzatır mısın derseniz, asla göremezler!)yardımı almıştım. Kendisiyle başbaşa geçirdiğimiz iki saatimiz sonrasında, her ne kadar iyi bir fotoğraf yakalayamamış olsam da, anılarım kısmında yerini etmiş ve bugün bbu yazının yazılmasına sebep olabilmiştir.  Ne yazık ki bu küçük velvetfish, benim kadar şanslı değildi ve kendisine yuva olarak 4.5 metre derinliği olan kumluk bir bölgede 3 cm'den büyük olmayan bir taşın etrafını  yuva olarak seçmişti. Üstünden geçen yüzlerce dalgıcın bu küçük balığın varlığından en ufak bir haberi yoktu. Bir dalış bölgesinin tam giriş bölgesindeydi ve burayı seçmek onun doğal hakkıyken; yüzerliliğini kullanma yeteneğini henüz kazanamış dalgıçlar ya  da yanlış palet vuran dalıcılar nedeniyle, bir kum fırtınasının ortasında kalmış ve sağa sola savrulmaktan kurtulamamıştı. Bir palet çırpma tekniğini değiştirerek aslında ne kadar çok deniz canlısına zarar görmekten kurtarabileceğinizi bilseniz, bir değişiklik yapmayı dener misiniz?
Niçin bir kelebek gibi çırpılır!..
Genelde dalış eğitimini yeni tamamlayan dalgıçlar "flutter" dedimiz, kolların kullanılmadan (kimi dalgıçlar ısrarla bu kol kullanmama kısmını anlamasalar da) bacakların aşağı yukarı çırpılması tekniğini kullanırlar. Bu tekniğin şiddetli akıntı, yüzeyde yüzmek gibi bazı yerlerde avantajı olmasına ragmen bazı durumlarda ise oldukça fazla dezavantajı vardır. En önemlisi ise marina hayatının en önemli düşmanlarından birisi olmasıdır. Bu palet hareketi ile, sadece gerimizdeki suyu itmemekte, aşağı yukarı bacak hareketleri ile bizden yukarıdaki ve aşağıdaki suyu da itmekteyizdir, bu da gereksiz yere efor harcamamız anlamına gelmektedir. Diğer palet vurma tekniklerinde kendimizi yanlara, aşağıya, yukarıya ve geriye doğru pozisyonlandırma şansımız varken, bu palet tekniğinde kendimizi pozisyonlandırırken sadece bacaklarımız yeterli gelmez.
 
Ne zaman Kullanılmalı
  • Yüzeyde
  • İniş ve çıkış sırasında
  • Deniz yatağından yeterli yükseklikte orta su dalışı yaptığımızda
  • Akıntıya karşı
  • Hızlı yüzmek gerektiğinde
Ne zaman Kullanmamalı
  • Deniz yatağına yakın olduğumuz durumlarda
  • Batık içinde
  • Mağara içinde
  • Mercan ya da marina canlılarının etrafınında
Ne zaman bir Kurbağa Gibi Çırpmalı?
Suyun altında daha etkili olan kurbağa stili palet vurma, bildiğimiz kurbağalama yüzme stiliyle benzer tekniktedir, tabiki de kollarımızı hareket ettirmeden. Dalış eğitimini yeni tamamlayanlar için biraz zor olarak gözükse de, aslında zor değildir, biraz zaman harcayıp, pratik yaparak rahatlıkla bu palet vurma stilini becerileyebilirsiniz. Yazının sonuna eklediğim video'da bu palet vurma stilini gözlemleyebilirsiniz.Ayrıca videounun içinde yer alan geriye palet vurma, helikopter stili gibi bir çok stil dalış becerilerinizi geliştirmenize oldukça yardımcı olacaktır.
Kurbağa stili palet vurmanın faydaları
  •  Bu palet vurma şekliyle sadece gerimizde bulunan suyu iteriz, bizden yukarıda ya da aşağıda olan suyu değil.
  •   Denge açısından daha avantajlıdır. Flutter yönteminde, bacaklar kalçadan aşağı-yukarı çırpıldığı için gövde de sallanmaktadır, ama kurbağalama yönteminde gövde sabit kalmaktadir, bu da daha konforlu bir dalışa sebep olmaktadır.
  • Doğru şekilde vurulduğunda, dalıcının kaslarında daha az stres yaratır.
  • En önemlisi suyu, aşağıya doğru itmediğiniz için, batıklarda ve mağaralarda kum ya da silt kaldırmayacığınız için görüş mesafesi bozulmayacaktır. Paletleriniz hiçbir şekilde vücudunuzdan daha aşağıda olmayacağı için mercanlı bölgelerde daldığınızda, mercanların kırılmasına sebep olmayacaksınız ve yazının yukarısındaki hikayede de geçtiği gibi, paletleriniz suyu aşağı doğru itmediği için deniz yatağında yaşayan canlılara zarar vermemiş, deniz canlıların üzerinden bir karabulut gibi geçmemiş olacaksınız. . 
Ne zaman kullanmamalı?
  • Yüzeyde
  • Batıkların dar koridorlarda
  •  Dar mağaralarda
  • Resif duvarına çok yakın olunduğunda
Aşağıdaki video'da teknik dalıcılar için olan palet çırpma stilleri yer almaktadır, özellikle sualtı fotoğrafçıları için yararlı olacak ve öğrenilmesi gereken tekniklerdir.

Bunca çirkinliğe...

Haberler, haberler, kötü haberler, hep kötü haberler…
İnsan’ın ne balık’tan, ne de börtü böcek’ten bahsedesi gelmiyor… Gözlerimi kapattığımda uykuya rahat gidemiyorum. O kadar insan acı çekerken, yaşadığım hayatın utancı var sanki. Yapılan alışverişler, reastaurantlar, harcamalar…

Sharm'ın mangrov ormanları

Karanın başladığı yerde okyanus biter, okyanusun başladığı yerde karalar biter. Mangrovların nerede başlayıp nerede bittiği belli değildir. Samuel C. Snedaker


Çöl şehri'nde yaşamanın en büyük dezavantajlarından birisi benim için yeşil alan'dan mahsur kalmak, tüm şehir iki renk'ten oluşuyor mavi ve kahverengi tonlari... Gökyüzü ve denizen mavisi araya çöl topraklarının kahverengisini sıkıştırıyor, benimse gönlüm ısrarla araya yeşil de girsin istiyor. İşte böyle sıkışmış zamanlarda gidilececek tek adres benim için Ras Mohamed ya da Nabq'daki mangrove ormanı oluyor. Sharm el Sheikh'e gelen herkesin, ziyaret listesinin başında olması gereken iki yer, fakat çoğu turist Sharm'ın bu en güzel iki bölgesini görmeden uçaklarına binerek, ülkelerine geri dönüyor. Benim tavsiyem ise gidilmesi gayet güvenli olan bu iki bölge'ye (bu sıralarda turistlerin en çok duymaktan zevk aldığı kelime "güvenli") kesinlikle araba kiralayarak, ya da küçük bir grup olarak minibus kiralayarak gitmeniz olacaktır. Tabiki sualtı kamerası, palet, snorkel ve maskelerinizi de unutmamalısınız ki, mangrove'da yaşıyan canlıları da görüntüleyebilesiniz.

Sharm el Sheikh Güvenli mi?

Son zamanlarda tanıdık, tanımadık herkesten sıklıkla “Sharm el Sheikh güvenli mi ?”mesajı alıyorum ve elimden geldiği kadar cevaplamaya çalışıyorum, aldığım bu mesaj sayısı öyle fazlalaştı ki, buraya genel olarak bir cevap yazısı yazmaya karar verdim ki, soran herkesi bu linke yönlendirerek kendim için de bir zaman kazancı sağlayabilirim.
Sharm el Sheikh güvenli mi diye bir sorulan bir soruya benim tüm zamanlar için vereceğim tek cevap: dünyanın hiçbir yeri %100 güvenli değildir cevabı olacaktır, başınıza her yerde türlü türlü şey gelebilir. Ama soruyu biraz genel kapsamından ayıracak olursak ve kastettiğiniz eğer Sharm’a gelirsek herhangi bir polis,asker ve protestocu çatışmalarının içine düşer miyiz diye, böyle bir şeyin sosyal ve coğrafik şartlar nedeniyle burada olması  mümkün gözükmüyor.

Vicdan

Biri 19
Bir diğeri 20
Bir tanesi 22
Öbürü 26
Diğeri 27 yaşında

Ve ben 32 yaşında kendimi daha yolu yarılamış bile hissetmiyorken, gencecik çocuklar öldürüldüler. Benimle ve birçoğumuzla aynı suçu yani sokaklarda hükümet’i protesto etme suçunu işledikleri için, kendilerini hiç tanımayan kişiler tarafından  katlediller.

Bu insanlar niçin seviniyor: Bir durum değerlendirmesi

Bir halk düşün ki, tanklar sokaklarda diye sevinsinler. Bugün milyonlarca insan Mısır’da, tanklar sokaklarda ve Ordu iktidara müdahale ediyor diye dansederek kutlama yapıyor. Tüm dünya demokrasi nidalarıyla “darbe olmasın”, ordu elini ayağını çeksin darken; halk, asker müdahalede bulundu diye festival yapıyor. Peki bu halk niye kutlama yapıyor derseniz işte birkaç sebep: Son iki yıldır ülkenin %10’unu oluşturan Koptik Hristiyanların can güvenliğinin kalmaması, kiliselerin bile kendilerini koruyabilmek için silah bulundurmak zorunda kalışları. Koptik Hrıstiyanların sürekli olarak uğradıklari fiziksel ve psikolojik şiddet.
Hatta size bir video ki, video’daki Hristiyan Mısırlı’nın Allahu Ekber nidalarıyla nasıl tecavüze uğradığını görebilirsiniz. Çifte vatandaşlığı olan her Mısır’lının mülk edinme hakkının elinden alınması ve sahip oldukları mülkleri anne-babası da Mısır doğumlu olan kişilere satması, eğer satacak kimse bulamazlarsa devletin belirlediği rakamlardan devletin onlardan satın alacak olması. Sadece Mısır vatandaşı olsanız bile eğer anne-babanızdan en az biri başka bir vatandaşlığa sahipse de bu kuralın geçerli olduğu… Herkesin aracına yakıt alabilmek için saatlerce yakıt istasyonlarının kuyruğunda beklemesi, kimi zaman 6 saat, kimi zaman 8 saati bu kuyruklarda geçirmek… Sürekli olarak elektrik kesintisi…

Taksim'den Tahrir'e hep aynı sistem: Çatışma!

Dünyanın neresinde olursa olsun, birisi özgürlüğü için protesto ediyorsa, benim kalbim onunladır. Bu yüzden Tahrir’deki halk ile Taksim’deki halkın protestosu arasında benim için bir fark yoktur. Sadece birine, kendi ülkem ve aktif direnenlerinden biri de ben olduğum için gönül bağım daha fazladır. Can her yerde can’dır, özgürlük de her yerde özgürlüktür. Dini, dili, ırkı, eğitimlisi, eğitimsizi olmaz. Tüm Haziran boyunca hükümet ve hükümet politikasını destekleyenlerin direnişçileri ötekileştirmek için buldukları en iyi tezgah “başörtüsü” meselesini ortaya atmak olmuştu. Tezgahlarının hala Pazar yerinin ortasında durduğu ve bu alışverişin hala devam ettiği de ayrı bir mesele… Evinde oturan halkı en iyi nasıl ötekileştirebilirlerdi?

Populer Yazılar

Like us on Facebook