Sharm dalış planlarınızı kolaylaştıracak 20 ipucu!

Geçtiğimiz günlerde Sean’ın dalış rehberi bir arkadaşı Türk olduğumu duyunca bir Türk grubuyla olan anısını anlattı, dalış merkezi olarak ilk defa bir türk grubu ağırlamışlar ve ilk günün sonunda da yollarını ayırmışlar. Sebebi ise kurallara uymamak ve kurallar konusunda bolca şikayet etmek.


Sharm El Sheikh dalış endüstrisinin oldukça gelişmiş ve hala gelişmekte olduğu yerlerden biridir. An itibari ile CDWS’e (Chamber of Diving and Watersport) kayıtlı 291 dalış merkezi var (291 rakamının içinde safari tekne firmaları, otel şubeleri de yer almaktadır). Her dalış merkezinin kendine göre kuralları oldu gibi, uygulamak zorunda olduğu başta Turizm Bakanlığı’nın olmak üzere, CDWS’in belirlediği kurallar da vardır. Bunun dışında SSDM (The South Sinai Association for Diving and Marine Activities) ‘e bağlı 70 dalış merkezi var ve yine bu organizasyonun da getirdiği kurallar var.

Eğer Sharm El Sheik’e bir dalış programı yapıyorsanız, işinize yarayabileceğini düşündüğüm “20 şey”i yazıyorum.

1- Otelde buluşma zamanı
Dalış merkezi size bir pick-up zamanı veriyor, kimi oteller içeriye hiçbir yabancı aracın girmesine izin vermediği için otelinizin durumuna göre resepsiyon değil, dış kapının önünü buluşma yeri olarak söyleyebilirler. Sharm’da trafik olmadığı için buluşma saati ortalama olarak değil, kesin ve net olarak söyleniyor. Size 7:30 diye bir saat verildiyse o saatte sizi almaya gelen minibüs orada olacaktır. Gecikmeniz durumunda, sizden sonra minibüs ile alınacak insanları da bekletmiş oluyorsunuz. Her şeyden önce siz dalış rehberiniz tarafından alınırken, bir diğer yandan limanda gerekli evraklar ve dalıcı listesi onaydan geçiyor ve onaylanan kağıtta teknenin limandan ayrılacağı saat yazıyor. Her şeyden önce limanda yetişmeniz gereken bir tekne var.
Ne acı ki biz Türkler geç kalmakta nam salmış durumdayız, açıkçası kendi tecribelerim doğrultusunda da önceden daldığım Türk grupları için her gün 15 dakika otel kapısında beklediğimden, Türkler daima geç diyenlere söyleyecek bir lafımız yok. Neyse ki övünülmeyecek bu özelliğimizi Ruslar ve Yunanlılarla da paylaşıyoruz.

2- İlk gün otelinizden alındıktan sonra dalış merkezine gelerek giriş işlemlerinizi yapıyorsunuz, size bir form veriliyor, dalış merkezi için her şeyden önemli olan o formu doldurmanız.
Form’da geçirdiğiniz hastalıklar ile ilgili de bir bölüm var, eğer kaza ile herhangi birine sahip olduğunu işaretlediyseniz, doktor raporunuzu getirmeden hiçbir şekilde dalışa gidemiyorsunuz. Sanırım 250 paund karşılığında Chamber’dan (Dr. Adel’i sanırım duymuşsunuzdur, kendisinin bulunduğu klinik) sağlık raporu alabilirsiniz, tabi eğer doktor dalmanızda bir sakınca görmezse.

3- Dalış brövesi ve dalış kayıt defteri yanınızda bulundurmanız gereken en önemli iki şey. Bröveniz yanınızda olmadan hiçbir şekilde dalışa gidemiyorsunuz, anca Open Water kursuna başlama ya da Discover Scuba programına katılmayı gerçekleştirebilirsiniz. Bir çok dalıcı dalış kayıt defteri tutmadığı için bunda zorunluluk yok ama bröve kesinlikle zorunlu.

4- Ne kadar iyi dalıcı olursanız ya da kaç yıldız eğitmen olursanız olun zorunlu olarak ilk gün Check dive denilen dalışı yapmak ve lokal dalış bölgesi’nde dalmak durumundasınız. İlk dalış mutlaka şamandura dalışı oluyor ki ağırlık testinizi yapabilesiniz. İlk dalış maksimum derinlik 18 metre, diğer günlerde eğer bir yıldız ya da Open Water dalıcı iseniz 18 metre maksimum derinlik, daha üst seviyedeyseniz 30 metre maksimum derinlik sınırı var.

5- İlk gün dalış merkezine giriş yaptığınızda size bir kasa (bildiğimiz bakkal kasaları) veriliyor, kasanın üzerinde bir numara yazıyor, siz artık o numaradan ibaretsiniz, hiç bir şekilde o numarayı unutmamanız gerekiyor. Ekipmanlarınızı kasanın içine yerleştiriyorsunuz ve dalış merkezinde bırakıyorsunuz. Kasanızı siz taşımıyorsunuz, tekneye gidiş-dönüş transferleri bunun için görevli kişilerce yapılıyor. Her gün tekneye gider gitmez ilk asli göreviniz kasanızı kontrol etmek. Böylece olası aksilikler limandan çıkmadan halledilebilsin.

6- Teknede Dın ve Internetional olan tüpler var, ilk gün doldurduğunuz formda regulatörünüzün hangisi olduğunu işaretliyorsunuz, dalış merkezi o sayıya göre gerekli tüp’ü koyuyor. Teknede Int uyumlu tüpü bulup, dalış malzemelerinizin olduğu kasanın yanına taşıyorsunuz. Tüp ayrı bir yerde, dalış malzemeleriniz başka bir yerde olduğunda hem kendinize zorluk hem de diğer dalıcıları rahatsız edeceğinizden, ikisinin aynı yerde olmasına dikkat edin. Ekipmanınızı kendiniz kuruyorsunuz, yok hoşlanmam bu işlerden, ya da ben kuramıyorum diyorsanız, 40 euro ekstra ödeyip size özel dalış rehberi tutabilirsiniz, kendisi size dalış ekipmanınızı nasıl kuracağınızı itina ile gösterecektir. Teknede INT uyumlu tüpler bittiğinde, dalış rehberinizden adaptör isteyip, tüpünüzü Int uyumluya çevirebilirsiniz.

7- Tekneye biner binmez size dalış rehberiniz tarafından bir tekne brifingi verilecek, kısaca özetlemek gerekirse, teknede ıslak ve kuru alanlar var; kuru alan dediğimiz yerlere kurulanmadan ve dalış elbiselerimizle gelemiyoruz. Tekneye biner binmez terliklerimizi, ayakkabı kasasına koyuyoruz, teknede ayakkabı kesinlikle yasak. Teknedeki tuvaletler marine tuvaleti olduğundan, her şey denize kavuşuyor, bu nedenle tuvalet kağıdını klozetlere atmak kesinlikle yasak. Tekne çalışanları ve kaptan o teknenin yaşayanları olduğu için, aslında bir misafirlikte olduğumuzu hiçbir şekilde unutmayıp, o teknenin yaşayanlarının mekanlarına zarar vermiyoruz. Bir nevi işyerinize müşterinizin gelip zarar vermesi hiç hoş kaçmaz gözünüze. Teknenizin ismi o gün unutmayacaklarınızın listesinin başında geliyor, tüm tekneler birbirine benzediğinden, en iyi ayırt edeceğiniz şey teknenin ismi, bir diğer sebebi de denizdeyken teknenizi bulamadığınızda bir diğer tekneye teknenizin adını söylediğinizde, telsizle kaptana bildiriliyor yeriniz ve tekneniz sizi buluyor.
Brifing sırasında göstermeli olarak tuvaletlerin nerede olduğu, soğuk ve sıcak içeceklerin nerede olduğu, mutfağa nasıl ulaşabileceğiniz ve benzeri diğer bilgiler de veriliyor.
Tekneye bindiğinizde ilk iş ekipmanınızı kurmak ve kontrol etmek, ardından brifinge kadar serbest zamanınıza kavuşabilirsiniz. Böylece dalış zamanından 5 dakika önce ekipmanınızda karşılaşacağınız herhangi bir problem size stres vermeyecektir.

8- Teknenin hakimi kaptandır, kaptandan sonra dalış rehberi gelir. Eğer tekneyi kendinize özel kiralamadıysanız, ben şu resife gidiyorum sür kaptan demeniz olası değildir. Ola ki Tiran’a gidiyorsunuz, dalınacak resifi dalış rehberi, rüzgar ve rüzgarın getirisi dalganın durumununu ve diğer gerekli etkenleri göze alarak planlar, bunu önce kaptanla paylaşır, kaptan kabul ederse gelir sizle paylaşır. Hiçbir dalış merkezi yoktur ki ben dalıcımı kötü yerde daldırayım, hiçbir şey göremesin bir daha da gelmesin buralara diye düşünmez, hepsi size en iyisini şartlar doğrultusunda vermeye çalışır.

9- Dalış için tekne üç yerde durmakta ve bunlardan birisi tekne anlaşmalarından dolayı şamandura olmak durumundadır. Kurallar gereği Jackson ve Shark&Yolanda da günde iki dalış yapmak mümkün değildir. Gönül ister ki mümkün olsa her dalış Shark&Yolanda olsa (herhalde yüzlerce snapper’ın yanında yüzlerce dalıcı sürüleri de görebilirdik bu durumda)...

10- Şnorkel yapmak için denize girmeden önce rehberinizden mutlaka onay alın, rehberiniz size tekneye geri dönüş için bir süre verecektir. Şamandura bağlanmayan alanlarda şnorkel yapmanız için, tekne şnorkelcileri toplu halde resife bırakmakta, belli bir süre verilmekte ve tekne sizi tekrar resife gelip almakta. Tekne sizi resife bıraktığı andan itibaren, tekne çalışanları tekneden sizi izlemeye devam etmektedir. Şnorkel sırasında da, yine dalış işaretlerimizden okey ve problem var işaretleri ile anlaşılmaktadır.(Yalnız bu okey parmaklarla olanı değil kollarımızı kavuşturarak yaptığımız büyük OK işareti ve problem var da sanki çift kolla büyük bir “güle güle” yaparmış gibi kollarımızı sallamak.) Eğer şnorkel yapmak istiyor, fakat derin sulardan hoşlanmıyorsanız otelin plajından denize girmenizi tavsiye ederim. Çoğu şnorkelci Ras Mohamed’de ya da Tiran’da derin sulardan dolayı memnuniyetsiz ayrılabilmektedir.

11- Dalış brifingi sırasında rehber size, dalış için ne zaman suya atlayacağınızı ve ne zaman hazırlanmaya başlayacağınızı söylüyor. Teknede bir’den fazla grup bulunuyorsa, ilk atlayacak olan gruptan önce platformda beklememeli, maske ve palet dışında tüm ekipmanınızı kuşanmış halde geride beklemelisiniz. Eğer akıntı dalışı yapıyorsanız, dalış rehberiniz size tüm ekipmanı kuşanmanızı söylediği anda maske ve paletler hazır halde bekliyorsunuz. Genellikle yaşadığımız en büyük problem bu yönde oluyor, akıntı dalışlarında tekne resife yaklaşır ve en kısa zamanda dalıcılarını resife bırakıp geri dönmesi hem resife yakın olan teknenin güvenliği için, hem de teknenin motor sesiyle ürküp kaçan büyük balıkların sayısını fazlalaştırmamak için, yine bir başka neden yüzeyde akıntı varsa arada mesafelerle atlayan dalıcıların birbirlerine yakın kalabilmelerinin zor olduğu ve akıntıda efor sarfedip yorulacakları için, için de için... İnanın ki kimse zevkten o sıcağın altında platforma tüm ekipman kuşatılmış bir şekilde sizi bekletmek istemez.

12- Hazır problem demişken bir başka en sık yaşanan problemden bahsedeyim, eğer şamandura dalışı yapmıyorsanız dalış sonrası tekneye çıkarken tüm ekipmanınız kuşanmış bir şekilde geri çıkıyorsunuz. Maske, ve paletleriniz her şey sizinle birlikte. Paletle tekneye çıkmak elbette zor ve uğraştırıcı bir iş, ama teknenin merdivenini elinizden kaçırdığınızda akıntıda paletsiz yüzmeniz sizi tekneden oldukça uzaklaştıracaktır. Tüm ekipmanınız kuşalı bir şekilde eğer ki tekneden kazayla geri suya düştüğünüzde, su da yaşayacağınız problem riski azalacaktır ve tekrar tekneye geri dönüşünüzü kolayca yönetebileceksinizdir. Hazır tekneye geri dönüş demişken, ola ki suyun altında rehberinizi kaybettiniz resif duvarına yanaşıp yüzeye çıkmalısınız, gözünüzün ucuyla teknenizi (tekne isminin unutmamanın önemi)bulup, sizi gözleyen kaptan ya da tekne ekibine ok işareti veriyorsunuz. Tekne resife yanaşırken, siz de resifden açılıyorsunuz ve tekneden size atılan halat’a tutunarak ilerleyerek tekneye varıyorsunuz. Resif’in kenarında tekneyi beklemeye devam ederseniz, daha çooookkkk beklersiniz gibi bir şey demek zorundayım, çünkü tekneler resiflerin dibine kadar girememekte.
Ayrıca halat’a tutunmuş bir şekilde ilerlerken sadece kollarınızla kendinizi çekiyor, paletlerinizi çırpmıyorsunuz, böylece arkanızdan sizi takip edenleri tekmelememiş oluyorsunuz. Merdivende tekneye çıkan varken tam altında beklemiyorsunuz, hayal edin o kişinin tüm ekipmanı ile tam tepenize düştüğünde olabilecekleri...

13- Hiçbir şeye dokunma! En önemli kural!!! 4 sene önce Çeşmede bir dalış sırasında ahtapotların yuvalarını yerinden oynatan bir rehber görmüştüm, ne kadar kaya varsa kaldırmıştı yerinden, ahtapotları bulup eline alıp, sırayla dalıcılarına elden ele gezdiriyordu. Ne farkı var, savaş için gelinen bir köyde tüm evleri yerle bir eden düşmandan! Biz kara insaları misafir olarak bulunduğumuz yerde, misafir olmanın adabına uymak zorundayız. Misafiriniz evinize geldiğinde her istediğini yapıyor mu, hayır!!! Siz de misafirsiniz, madem tutkulusunuz sualtına, o zaman sevmeyi ve sağlıklı sevginin getirdiği zarar vermememe duygusuna sahip olmalısınız. İzleyin ve o anı yaşayın, kameranız varsa kaydedin.

Sudan çıktığınızda gerinizde hiçbir şey bırakmayacağınız gibi hiçbir şeyi de sizinle beraber götürmemelisiniz.

Diyelim ki kaplumbağa gördünüz, üstüne hızla gittiğinizde zaten ürküp kaçacaktır, bu yüzden yavaş hareket ederek ilerleyin ki fotoğraf çekebilesiniz. Eğer kaplumbağayı yakalayıp, at gibi sırtına binmeyeciğine söz verirseniz (ola ki yaptınız- ertesi gün yeni bir dalış merkezi bulmanız gerekecek kendinize), küçük bir tüyo, kaplumbağa gördünüz, resif ile kaplumbağa arasında kalan bölgeden ilerleyerek giderseniz, resiften açığa doğru kaçacak ve dibe doğru gidecektir, bu yüzden kaplumbapa resif ile aranızda kalacak bir şekilde ilerlerseniz daha rahat fotoğraf çekebilirsiniz, bu kural diğer balıklar için de geçerli, tabi ki köpekbalıkları hariç :-)

14- Hiçbir şeye dokunma 2! Bu dokunmama kuralı da sizin açınızdan, bir çok balık toksik özelliklere sahip, dokunduğunuzda bu toksik size zarar verecektir. Sharm’da çok sık rastlayabileceğiniz stonefish, öldürücü seviyede zehire sahiptir, bunun dışında scorpionfish, kimi nudibranch, kimi deniz minareleri ve başka bir çok tür dokunmanız durumunda size ciddi anlamda zarar verecektir. (bunu yanlıiş anlamayın, bu türler agresif ve saldırgan değildir, yani siz dokunmaya çalışmadıkça hiçbir probleminiz olmayacaktır)

15- Mercanlara dokunma, ille de dokunacağım diyorsanız fire coral’a dokunun ki, gününüzü görün (Sakın denemeyin, ciddi anlamda canınız yanacaktır). Çoğu zaman dalıcılar, kırmızı yara izlerini göstererek, çok acıyor, nereye dokundum anlamadım gibi sorular soruyorlar, tanımlaması çok kolay: fire coral. İki hafta gibi bir süre sizinle yaşayacak kaşındırıcı bir ize sahip oldunuz demektir, ilahi adalet diyorlar buna :-) Şaka bir yana, belki de hiç bir şeye dokunmak istemediniz, sadece bcd’nizi dengeleyemiyorsunuz, mutlaka bu dengelemeyi iyi yapın, hem mercanlara, hem kendinize zarar vermeyin, hem de kum tepip görüş vizibiletinizi bozmayın. Eğer bu konuda sorun yaşıyorsanız, bulunduğunuz dalış merkezinin eğitmenleri ile sorununuzu paylaşın ve onların size sunacağı çözümlerden faydalanın. Padi dalış merkezlerinin byoncy control kurslarına katılabilirsiniz, ilerde fotoğraf çekmeye başladığınızda çok faydasını göreceğiniz bir eğitim bu.

16- Eğer brifing sırasında dalış rehberiniz tehlikeli organizmalardan bahsetmiyorsa, çekinmeyin siz sorun ve dalacağınız bölge hakkında sınırsız bilgi istemekten kaçınmayın. Misal titan trigger fish’in Temuz-Eylül dönemi arasında yumurtlama dönemi ve siz yumurtalarının yakınından geçerken size çarparak ya da ısırarak zarar vermeye çalışacaktır. Bu durumdan ve bu balıktan habersiz bir şekilde dalmak sizin dalış güvenliğinizi etkileyecektir. Dalış rehberinize soru sormaktan çekinmeyin, brifing sırasında iyi bir dinleyici olun.

17- Dalış süresi maksimum 60 dakika ya da 50 bar, dekolu dalış yok ve her dalışın sonunda 5 metre’de üç dakika güvenlik dekosu bekliyorsunuz. Dalış ile ilgili brifing sırasında tüm dalış işaretleri tekrar ediliyor. 100 bar’da ve 50 bar’da mutlaka rehberinize bildiriyorsunuz, 50 barda dalış son buluyor. Çimlenme yaparak dalışa devam etme gibi bir şey söz konusu değil, olası problemler durumunda badinizle çimlenme yaparak güvenlik dekosuna geçiyor ve dalışı badinizle beraber sonlandırıyorsunuz.

18- Öğle yemekleri 50 paund (9 dolara tekabül ediyor), açık büfe öğle yemeği ve sınırsız sıcak ve soğuk içecekler. İsterseniz dışarıdan da yiyecek-içeceğinizi getirebilirsiniz, ama benim tavsiyem mutlaka içecek seçeceğinen faydalanmanız, sıcak have ve dalış, ikisi bir arada olduğundan bol miktarda sıvı almalısınız vücudunuza, sadece teknede değil otelinize de döndüğünde sıvı tüketmeyi unutmayın.

19- Sharm El Sheikh’te rehberiniz olmadan kendi başınıza dalış yapabilmeniz mümkün değil, kimi dalış merkezleri rehbersiz dalış seçenekleri sunmakta, böyle mailler aldığınızda CDWS ve SSDM’e aldığınız mail’i forward edin. Hiçbir şey sizin güvenliğinizden daha önemli değildir, sizinle Türkiye’den gelen eğitmeninizin bölgenin yerel rehberi olmadığını ve bölgeyi iyi tanımadığını unutmayın. Bölgeyi iyi bilmeyen birisinin size sunabileceği ne kadar iyi bir dalış alternatifi olabilir, bu bir yana asıl önemli olan akıntılı suların olduğu bir bölgede güvenliğiniz açısından bu tür organizasyonlardan uzak durun. Kimi dalış merkezleri normalde rehber olmayan Padi Advance dalıcıları rehber gibi kullanmakta, ucuz iş gücü sağlamakta, CDWS’in kurallarına göre Dive Master ve üstü olmayan ve yine CDWS’in rehberlik sınavından geçmeyen hiçkimse rehberlik yapamaz.

20- Dalışlar bittikten sonra tüm ekipmanlarınızı kasalarınıza yerleştiriyorsunuz, eğer rehberiniz ertesi gün aynı botta olacağınızı teğit ederse elbisenizi asılı olarak kurumaya bırakabilirsiniz. Rehberiniz ertesi gün için size kaçta otelinizden alınacağınızı söylüyor, tekneyi terkedip minibüsle otelinize bırakılıyorsunuz.

Önemli Not: Tekne’de, tekne brifigi aldığınız sırada, dalış rehberinizden oksijen tüpünün yerini göstermesini isteyip, dolu olup olmadığını ve maskelerinin bulunup-bulunmadığını göstermesini isteyin. Oksijen tüpü bulunmayan bir teknede dalma riskini göze almayın, dalış merkezinin siz dalışa başlayana kadar tekneye dolu bir oksijen tüpü ulaştırmasını talep edin.

Kasım'da Sharm El Sheikh için 25 ufak ayrıntı:


1- Ey Sharm El Sheikh yolcusu, hava alanında karşılaşacağın domuz gribi önlemlerine hazırlıklı ol ve hava alanında uzun bir süre geçireceğini bil, yanında yiyecek bir şeyler bulundur, her şeyden önemlisi hava alanında dolduracağın ufak form için kalemin olsun ki, kalem sırası ne zaman sana gelecek diye bekleme.
2- Dalışlardan sonra teknede giymek için pamuklu-uzun kollu hatta kapşonlu şeyler getir. Rüzgar çarpabilir.
3- Su, şu an itibari ile 26 derece yani shorty ile dalabilirsin, ama yinede benim önerim full-wetsuit giymen ki, dalıştan sonra üşümeyesin. Gün itibari ile hava 24 derece, ama 24 ile 30 derece arası günden güne değişim gösteriyor. 24 dereceyi duyunca moralini bozma, derece ölçümlerinin gölgede olduğunu hatırla, yazları aynı hava durumu 55 derece olan sıcaklığı 39 derece diye söylüyor. Gündüzleri şortun, t-shirtün veya bikinin ile gayet sıcak bir tatil geçirebilirsin.
4- Yaz bitti köpekbalığı göremeyeceğim diye düşünme, manta ve balina köpek balığı dışında, çoğu araştırma köpekbalığı görme şansının şu aylarda daha fazla olduğunu söylüyor.
5- Manta sezonu bitti ama eagle ray yıl boyu görülebiliyor.

6- Eğer dalgadan hoşlanmıyorsan ve mide bulantısı sorunun varsa, tekneye gelmeden sabah kalvaltısı sonrası önlem olarak bulantı hapı al. Teknedeki ilk yardım çantasında mutlaka bulunacaktır, ama ilaç etkisini gösterene kadar senin miden çoktan bulanmaya başlayacaktır.
7- Taksilerle pazarlık yapma, taksiye bin ve gideceğin yeri söyle, vardığında paranı uzat ve taksiden in ve yoluna git.
Taksi tarifesi :
- Naama Bay-Hadaba: 20 paund
- Naama Bay-Old Market: 15 paund
- Hava Alanı- Naama Bay: 50 paund (normalde 40 ama)
- Naama Bay-Shark’s bay : 50 paund (normalde 40)
8- İki tip eczane bulunmakta: turistik ve normal eczane. Normal eczanelerde ilaçlar çok ucuz, turistik olanlarda ise pahalı.
9- Yine iki tip süpermarket bulunmakta: Turistik ve normal. Naama Bay’deki marketler pahalı olanları, Old Market yolu üzerindeki Metro ve Hadaba’daki Sheikh Abdallah, hem bölgedeki en büyük, hem de normal fiyatlı marketlerdir. Taksiye Metro ya da Sheikh Abdallah ismi vererek rahatlıkla ulaşabilirsin.
10- Tatile geldiğini unutma ve biraz paraya kıy, dünya mutfağından denemeler yap. Little Buddha, Hard Rock Cafe hem eğlence hem de mutfak olarak deneyebileceğin yerler. Tandori ‘yi(Camel Hotel’in içinde-Hint Mutfağı, kesinlikle tavsiye ederim), Danane’yi (Naama Bay’de Mc Donalds’a giderken sağda köşede kalıyor-Balık ve et restaurantı)hem fiyatları, hem temizliği, hem servisi mükemmel.
11- Camel Bar, bölgenin en ünlü barı. En üst kattaki masa ve minder düzenekli yeri için bir gün önceden rezervasyon yapmak gerekiyor. Ama alt katta yenilenen roof’u, üst katı aratmıyor, mutlaka erken gidin, geç saatlerde masa bulma sorunu yaşayabilirsiniz ve bar düzeneğinde ayakta kalabilirsiniz. Fiyatlar gayet uygun, türk lirası ile bir bira 6 milyon civarı, yemekleri tavsiye ederim, özellikle “indian basket” favorim. Hint yemekleri, Tandori’den gelmekte.
12- Dalışa gitmeyip, eğlenceye akıcak olanlar için “Pacha Disco” tavsiyem, yine Little Budha bir diğer alternatif.
13- Giyime meraklı bayanlar için Hadaba’dak Il Mercarto’ya gitmelerini öneririm, ünlü markaların mağazaları var, ayrıca dünyaca ünlü kitap mağazası Virgin’İn bir şubesi de bulunmakta. Dvd,müzik, elektronik, kitap, t-shirt’leri bakmakta fayda var. Restaurantlar dışında Mc Donalds ve Starbucks’da bulunmakta (Starbucks için mango suyu ve cheese kek’İ mutlaka tavsiye ederim, ardından da kahve tabi)

14- Otelinizin plajı yoksa, plaj için buranın en ünlü dalış bölgelerinden de biri olan Ras Um Sid’deki El Fanar Beach’i tavsiye ederim. Hele ki dalış tekneleri gelmeden önce suya ilk atlayan olursanız kaplumbağa ve eagle ray görme şansınız çok yüksek.
15- Eğer küçük çocuklarınız ile gidecek bir plaj arıyosanız da Shark’s Bay çocukların yüzmesi için en uygunu.
16- Derin denizde, dibi görmeden yüzemem diyorsanız tekneler ile şnorkel yapamaya gitmeyi denemeyin.

17- Mısır’a gelmişken Piramitleri de görün. Naama Bay’de onlarca tur şirketi bulunmakta, hepsine rahatlıkla güvenebilirsiniz çünkü zaten bu ofisler turizm bakanlığının şartlarını yerine getirmek zorundalar. Tur fiyatları 40 ile 60 euro arası değişiyor, Size 60 euro derlerse fiyatı 50’ye çekin, 50 derlerse 40’a(en kötü 45’e giderseniz). Sizin tur şirketiniz bu fiyatlardan daha pahalı yapıyorsa, sorgulamak yerine, yanınızda türk bir rehber ve grubunuz olduğunu ve turu hazırlayan kişilerin bir efor sarfedip, zaman harcadıklarını ve mesleklerinin bu olduğunu hatırlayın, kafanızda soru işaretleri oluşturmayın. Dalış hocanız sizin iş yerinize geldiğinde nasıl bedava hizmet veremiyorsanız, aynı saygıyı ona da gösterin.

18- Çölde ATV turuna gideceksiniz, kafanızı- gözünüzü iyice kapatacak bir şeylerle sarın, motor ile giderken çekim yapmaya çalışmayın, çöl kumu lenslerden içeri girecektir. Durduğunuz zaman çekimleri gerçekleştirmeniz kameranızın sağlığı açısından daha iyidir.


19- Dalışlarda yaşayabileceğiniz herhangi bir sağlık problemi için, limanın hemen çaprazında ünlü Dr. Adel’in de bulunduğu Chamber bulunmakta. Çok ufak bir şey de olsa buraya gidip muayene olmakta çekinmeyin. Gitmişken rica ederseniz, hem de basınç odası nasıl bir şeymiş görmüş olursunuz.
20- Paranızı exchange ofislerinde mısır paunduna çevirerek harcama yapın. Otelde para bozdurursanız daha düşük kurdan alacaklardır.
21- Biri size derse ki yemeklerde pamuk yağı falan kullanılmakta veya benzeri şeyler, inanmayın gayet yemeğine göre ayçiçek, zeytinyağı veya mısırözü kullanılmakta. Otelde yiyeceğiniz yemeklere güvenebilirsiniz, restaurantlarda ise mideniz hassas ise dikkat etmelisiniz.
22- Dalışlarda mercan çalmayın demeyeceğim, bunun yerine otelinizde kapı arkasında yazan notu okuyun, hava alanında bavulunuzda x-ray cihazından geçerken yakalanacak mercanlar için ne kadar para cezabı ödeyeceğiniz gayet açık ve net olarak yazmakta. Boşverin para cezalarını, doğayı incitmenin sizin gibi bir sualtı severe yakışmayacağını hatırlayın.

23- Balık restaurantlarında olurda yumurtalarıyla bir karides servis edildiğinde ya da avlanması için yeterli büyüklüğe sahip olmayan bir balık servis edildiyse, servisinizi sebebini de söyleyerek geri gönderin, hatta bunu Türkiye’de de yapın.
24- Dalış malzemesi, aksesuarları, kitapları ile ilgili alışveriş yapmak isterseniz Naama Bay’de Beyond Limit, Old Market’te yine Beyond limit, Old Market’te Thistlegorm Dive Shop, Metro Alışveriş merkezinin yanında Scuba Tech’e gidebilirsiniz.
25- Olur da sevap işlemek isterseniz, burada yaşayan bir Türk’e kitap (ne olursa),Rakı veya siyah zeytin getirebilirsiniz.



2010 Ekim itibari ile yapılan edit:
An itibari ile hava da su da çok sıcak, su 30 derece, hava ise isilik geçirecek kadar sıcak, üç hafta içinde hava değişmezse uzun kollu hiçbir şey getirmenize gerek yok.
Sizin de tahmin edeceğiniz gibi havaalanında domuz gribi kontrolü bu sene yok, ama vize polislerine dikkat, "köprüyü geçene kadar ayıya dayı de" deyimini unutmayın, vizeniz olsa bile 3-4 saat havaalanında sizi gıcıklığına bekletebilirler. Her ne olursa olsun sakın sesinizi yükseltmeyin ve polise diklenmeyin, güleryüz yılanı tatlı deliğinden çıkarır demişler.

Populer Yazılar

Like us on Facebook