Ras Mohamed&Jackfish Alley



Jackson Outside dalışından sonra, dalışları ballandıra ballandıra anlatmak oldukça zor. Yine bir Ras Mohamed günü, Sean izinli ve beraber fotoğraf dalışı yapmaya gidiyoruz. Shark Reef’e yaklaşmamızla beraber, dalgalı bir deniz bizi karşılıyor. Bu şu anlama geliyor, dalış sonrası tekneye geri dönüş zor olacak. Akıntı olduğu ise aşikar.
Shark Reef’in duvarında Twinspot snapperler(Avcı Balığı) yine bizi bekliyor, fakat bu sefer sayıları az. Akıntı oldukça şiddetli, Shark Reef’in arkasına doğru yöneliyoruz, akıntı olduğu zamanlarda Snapperler Anemon City ile Shark Reef’in arasındaki laguna girişine park ediyorlar, evet doğru tahmindi; hepsi orda bizi bekliyordu. Küçücük bir alanda sayıları oldukça fazlaydı, yüzlerceydi. Beklenen son, o küçücük alanda beni daire içine aldılar, her tarafım snapperdı ve hareket noktası bırakmıyorlardı. Yol vermeye ise hiç niyetleri yoktu. Onlara niye snapper dendiğini ilk defa bugün anladım. Ağızları yum-yum-yum şeklindeydi. Prana gibi dişleri vardı ve yum-yum-yum yapıyorlardı.Dalışın en zevkli anı, her zamanki gibi Snapperlar ile geçirdiğim zamandı.



Shark Reef’in arkasındayız, fotoğraf çekmem imkansız. Tek savaşım, akıntıda daha az ilerlemeye çalışmak. Böyle durumlarda elinizden geldiği kadar dipte kalmanız ve bcd'nizi negatife düşürmeniz, kollarınızı öne uzatıp hacim genişleterek, yatay pozisyonda gitmeniz hızınızı azaltmaya yardımcı olacaktır. Shark reef’in arkasında oldukça fazla sayıda fire coral olduğu için, onlara ve kendinize zarar vermemek için bcd’nizi negatife düşürdüğünüzde dikkatli olmanız gerekiyor. Fakat akıntı tüm bunlara rağmen oldukça şiddetliydi, artık ters yöne palet vurarak ilerleme durumunda geçmiştim. Tüm dalış boyunca akıntı bitmedi, tek bir düzgün fotoğraf yakalayamadım ve dalış sona erdi.


İkinci dalış Jackfish Alley. Teknedeki herkes Jackfish Alley outside’da blue dive yaparak köpekbalığı görme şansı arayacak. İlk dalışta tek bir fotoğraf çekememiş ben, ikinci dalışta da aynı neticeyle karşılaşmamak için reef’e yakın kalmaya karar veriyoruz. Teknedekiler oceanic blacktip ve eagle ray sonucu alırken biz turtle ile yetiniyoruz. Yine de gerçekten harika bir dalıştı. Akıntı yoktu ve ben akıntısız yazın ilk Jackfish Alley dalışını yaptım.Pompano sürüsü gördük, daha önce pompano sürüsü de görmemiştim. Oldukça büyük bir Giant Trevally’i Yellowbar Angelfish’i avlamaya çalışırken izledik.

Dalışı bitirme zamanı geldi ve deko beklerken, bir adet Hawksbill Turtle görmemizle beraber 17 metreye düştük ve maraton koşusu gibi bir şey yaparak, kaplumbağa’ya yetiştik. Gerçek bir cila oldu dalışa diyebilirim.
Her seferinde kendi kendime aynı şeyi diyorum. Ras Kathy’de dalmayacağım. Üçüncü dalış yine Ras Kathy, yine akıntı, vizibilite iyi değil. Yorgunum..

El Tour



Eğer bir Türk vatandaşıysanız uzun süreli yurtdışı tatillerinizde yaşayacağınız en büyük zorluk kesinlikle vize almak olacaktır. Türkiye’den gelirken aldığım bir aylık turist vizesi sona ermek üzereyken, Sharm El Sheikh’de vize işlemlerinde aracı olan Administration ofisine gittim. Geçen sene hiç bir zorluk çekmeden gerekli parayı ödeyerek aldığım için, vizemin bitmesine son 3 gün kalıncaya kadar vize almaya gitmeyi ertelemiştim ve korkunç son; Administration ofisi Kahire ile ilgili bazı problemler olduğunu ve vizemi alamayacağını söyledi. Kısa süreli bir panikten sonra, Sean’ın Mısır’lı arkadaşı Hamedo’yu aradık ve beni El Tour’a götürerek vizemi alabileceğimizi öğrendik. El Tour, Sharm El Sheikh’e 110 kilometre uzaklıkta başka bir şehir. Gitmeden önce karşılaşabileceğim sorunları öğrendim; en büyük sorun Avrupa Birliğine üye olmayan bir ülke vatandaşı olmam, ikincisi bayan olmam. Sean’ın eski ev arkadaşı Petra, defalarca eli boş olarak Sharm’a geri dönüş yapmış. Aldığı cevapi 2 hafta sonra gel, 2 hafta sonra ise yine aynı cevap... Aldığım uyarılar sonucu elimden geldiği kadar kapalı giyinerek ertesi sabah yola çıktık. Hamedo, El Tour giriş kapısında görevli olan kuzenini benim için aramış ve yardım istemişti, El Tour kapısında o da bize katıldı. Ayrıca Alman instructor Felix’de vizesini uzatmak için bizimle gelmişti.
Vize alacağımız yere vardık, inşaat halindeki bir binada koridorda iki masa ve dört kişinin çalıştığı bir yerdi. Herhangi bir elektronik eşyanın olmamasıyla beraber, hükümet binasından oldukça uzak bir görüntüsü vardı. Pasaportunuz sırasıyla dört kişinin elinden geçiyor, bir form doldurup, pasaportunuzu bırakıyorsunuz ve bir saat sonra vizenizle beraber alıyorsunuz. İlginç olan ise; pasaport formunuzu veren ve ilk işlemi yapan görevli sizden hoşlanmamışsa iki hafta sonra tekrar başvurun diyerek başvurunuzu kabul etmiyor. Alman bir kızın, hiçbir problemi olmamasına rağmen başvurusunu kabul etmediler, tartışmalara rağmen iki hafta sonra gel cevabıyla geri döndü.
Hamedo’nun kuzeni dört görevliyle de arkadaştı ve vizem için gerekli olan tüm işlemleri benim için yaptırdı. Sonuç mu, 3 dolar ödeyerek iki aylık vize aldım. Geçen yaz bu işlem için 300 dolar ödediğimi hatırlatmak gerekirse, inanılmazdı. Sadece 15 Mısır paundu ödedim, bu da 3 dolara yakın bir rakam ediyor.
Vize işlemlerinden sonra, Hamedo bizi yemeğe götürdü. İşte bu Mısır’da yaşayacağım en ilginç deneyimlerden biriydi. Vize stresinden dolayı fotoğraf makinemi almamıştım, her karesi fotoğraflanacak bir yerdi. Yeni tatları asla deneyemeyen ben, inadımdan vazgeçmedim ve hiçbir şey yemedim. Sean’ın bu yaptığın çok büyük ayıp ısrarlarından sonra, mecburen yemeğe en müsait şeyleri yemek zorunda kaldım. Çiğnedim mi? Hayır... Lokanta herkesin elleriyle yemek yediği bir yerdi, gelen su ağzı kapalı değildi, masaya sadece bir bardak bırakıldı. Meşrubat gibi şeyler zaten yoktu. Etrafta yürüyen çocuklar yalın ayaktı. Her kare beni fotoğrafla diyordu. Yemek sona erdikten sonra, kahve içmek için başka bir yere gittik ve orada kim daha çok Arapça kelime biliyor yarışına girdik. Çocukken kuran kursuna gitmişliğim olduğundan, böyle durumlarda en büyük kozum arap alfabesini saymaya başlamak oluyor.

El Tour, sadece Mısır’lı halkın yaşadığı bir şehir, oldukça düzenli, ev sayısı fazla olmasına rağmen, hayalet şehir gibi, sokaklar oldukça sessiz ve sakin. İnsanlar bildiğimiz beyaz, Araplara özgü elbiseler içindeler. Harika bir rüzgar var. Gerçekten oldukça güzel bir şehir. Eğer Sharm El Sheikh’e gelirseniz ve otantik bir şeyler görmek isterseniz buraya mutlaka uğrayın derim. (Gittiğimiz minibüs 200 paund idi, Felix ile rakamı bölüştük ve payıma 100 paund düştü. Yemekleri Hamedo ısmarladığı için herhangi bir rakam söyleyemeyeceğim.)

Populer Yazılar

Like us on Facebook